Biz hiçbir zaman masalların sadece masal olduğunu idrak edecek kadar büyümedik.

Ahmet Kaya’nın şarkılarında ‘anne’ fazlaca ön plana çıkıyor. sadece bu bile onu sevmeme yeter.

Aşkı koy kenara, yoksulluğu anlat

çattı kaşlarını: ‘şair!’ dedi. ‘aşkı koy kenara, yoksulluğu anlat.” 

Buruk bir tebessümün eşliğinde cevapladı genç şair:

‘yoksunluğu bırakıp yoksulluğu anlatamam ki amca”

yaşlı adam gence bakıp güldü:

‘şair!’ dedi. ‘Aşkın soldurduğu gülleri bırak, aşksızlığın çoraklaştırdığı gül bahçelerini anlat. Aşkı koy kenara, yoksulluğu anlat.”

Etraf çok sessiz canım, seni duyamıyorum.

”Hivda” idim Meryem oldum.

1995 senesinin meçhul bi ayının ayından daha meçhul bi gününde Erzurum’da doğdum. Adım Hivda idi. Ay doğdu, ay verdi gibi manaları var Kürtçe. 

1998 senesinde İzmit’e göç ettik. 2000’de okula başlayacaktım, kimlik lazım dediler. Kimliğimi  çıkartmam için babamla beraber gittik. ben hiçbi şeyin farkında değildim, oyun oynar gibi, gezmeye gider gibi. Nüfus müdürlüğünden çıktık. O günden sonra adım Meryem oldu. Kürtçe isim yasakmış. Ne tuhaf!  

Eğer o zaman küçük olmasaydım, yani şimdiki gibi düşünebilseydim memura Meryem de Türkçe bi isim değil diyecektim.  Neyse… 

Gözyaşıyla ödenmiş bedel, tuzlu suyla geri verilmez.

amin maalouf

Bazen bazılarının bizi anlaması için ölmemiz gerekiyor. Bazen de bazılarının bizi anlaması için ölmemiz bile yetmiyor.

Kağıda çizdiğim çizgiler de yamuk oluyor son günlerde

Kağıda çizdiğim çizgiler de yamuk oluyor son günlerde. Her şey yamuk oluyor. Uykularım eğri büğrü. Rüyalarım kırışık buruşuk. Gözyaşlarım bile tek şerit halinde düzgünce akmıyor artık. 

Yazı yamuk oluyor. Harfler eciş bücüş. Mürekkep acemice damlıyor kağıda, kağıt kalemden korkuyor son günlerde. Kalem elimde acı çekiyor; elim titriyor.

Ağaçların yaprakları havada beş altı takla atmadan düşmüyor yere. Yağmur damlası yolunu şaşırmış kelebeğe dönmüş. 

Her şey eğri büğrü son günlerde: Deve sırtı gibi. Çizgisiz kağıda yazıyı düzünce yazmak için kurşun kalemle bir çizgi çiziyorum önce. Ama nafile; kağıda çizdiğim çizgiler de yamuk oluyor son günlerde.

doğu ve batının ilimlerini okudum. Ama ruhumun ızdırabını dindiremedim.

muhammed ikbal

Gönüldendir şikâyet, kimseden feryadımız yoktur.

Nev’i